Son Dakika
20 Temmuz 2018 Cuma
doruk-reklam

Burdur’da Temsili Yörük Göçü Coşkusu

16 Nisan 2018 Pazartesi, 12:19

Turizm Haftası etkinlikleri kapsamında bizi biz yapan değerlerimizin, geleneklerimizin yaşatılması adına anlamlı bir etkinliğe ev sahipliği yapan Teke Yöresinin Kültür Başkenti Burdur’da Temsili Yörük Göçü düzenlendi.

Deve, at, koyun, keçilerin yer aldığı mehter takımı eşliğinde Çatalpınar mevkiinden başlayan Gazi ve Pazar Caddesinden devam ederek Uzay Çatı Pazar alanında son bulan yörüklerin, yörük sevdalılarının yalnız bırakmadığı Temsili Yörük Göçü’ne katılım yüksekti.

Vali Şerif Yılmaz, Pazar alanında yapılan programda yaptığı konuşmada, değerlerimizi yaşatmak adına bu tatil gününde programa katılarak birlik beraberlik gösteren uzaktan yakından gelen herkese teşekkür etti.

Program Saygı Duruşu ve İstiklal Marşı’nın okunmasının ardından konuşmalarla devam etti. Programın açılış konuşmasını Burdur Yörükler Kültür ve Araştırma Derneği Başkanı Alaattin Kalkan yaptı. Kalkan’ın konuşmasının ardından İl Kültür ve Turizm Müdürü Mehmet Özdemir, Burdur Yörük İl Beyi Hayırsever İş Adamı Mehmet Cadıl, Milletvekilleri Reşet Petek, Bayram Özçelik ve Vali Yılmaz konuşma yaptılar.

Konuşmaların ardından mehreran takımı gösterisi, sipsi dinletisi ve sonrasında halk oyunları gösterisi ile devam eden program, Temsili Yörük Göçü’nün düzenlenmesinde katkıda bulunanlara plaket takdimiyle devam etti. Plaketini Yörkayder Başkanı Alaattin Kalkan’dan alan Vali Şerif Yılmaz, Burdur Yörükler Kültür ve Araştırma Derneğine verdikleri plaket ve etkinliğin düzenlenmesinde ki büyük emekleri dolayısıyla teşekkür etti. Program hatıra fotoğrafı çekilmesiyle sona erdi.

Vali Yılmaz programda yaptığı konuşmada; “Bugün Turizm Haftasının başlangıç günü ülkemizin diğer illerinde de değişik etkinliklerle kutlanacak ve gündeme getirilecek, Turizm Haftasındaki amaç, mevcut olan kültürel değerlerimizin gün yüzüne çıkarılması ve tanıtılıp paylaşılmasıdır. Bugün turizm denilince sadece deniz, kum ve güneşin ötesinde başka alanlarında olduğu, özellikle tarihsel ve kültürel değerlerimizin tanıtılması gerektiği ve bu milletin gerçek manada değerlerinin bilinmesi içinde yaşayan kültürün aktarılması gerekiyor. Bugün bizleri tanıyanlar, tanımak isteyenler, tanıyacak olanlar, Torosların Yaylalarına gelmesi gerekiyor. Bozulmamış devam eden o kadim kültürün o medeniyetin izleri hala buralarda var çok şükür. İşte bugün bu kapsamda iki yıla yakın Burdur’da görev yaptığım süre içerisinde bu tip bir etkinliğin olmadığını gördüm. Bu medeniyetin, bu kültürün gelecek nesillere aktarılması gerektiğini, bunun eksik bırakıldığını gördüğüm içinde böyle bir etkinliği yapalım istedik.

Biz maalesef teknolojiye yenik düştük. Kendi kültürümüzü yaşatan o değerlerimizi, geleneklerimizi, göreneklerimizi unutmaya başladık. Bunların unutulmaması gerekiyor. Bunların ayakta tutulması gerekiyor. Ayakta tutarsanız Bayır Bucak Türkmenlerinin yanına kardeşleri olarak gitmeye ihtiyaç duyarsınız. Eğer siz bu medeniyeti ve kültürü bilmezseniz Bayır Bucak Türkmenlerinin yanına niye gittiğimizi anlayamazsınız, Afrin’e niye gittiğimizi anlayamazsınız. Biz oraya işgale gitmedik, Afrin’e Türkiye Cumhuriyeti Devletinin ordusu işgal için gitmedi. Afrin’e ezilen mağdur olan kardeşlerimizi kurtarmaya gittik. Onun için bu kültürün bu milletin ayakta kalması gerekiyor. Çünkü Osmanlı Söğüt’te ilk çınarın dikildiği yerden itibaren büyümeye başladı. Orta Asya’dan geldikten sonra Söğüt’ten Domaniç’e o temeller atıldı. O çınar büyüdü. O çınar büyüdükçe gölgesine nice insanları aldı. Sofrasına nice insanları aldı. Ekmeğini nice insanlarla paylaştı. Bugün Türkiye Cumhuriyeti Devleti değişik etnik guruplardan oluşuyor ise buna Kürt’ü, Laz’ı, Çerkez’i Arap’ı ve değişik isimler altında katılıyor ise bugün Bosna’da Türkiye Cumhuriyeti Devletine saygı ve muhabbet duyuluyor ise bugün Kafkaslarda duyuluyor ise bu şemsiyemize aldığımız bu çınarın gölgesine aldığımız, aşımızı ekmeğimizi paylaştığımız kardeşliktendir. O kardeşliğin devam edebilmesi için de bu topraklarda bu kültürün bu medeniyetin ayakta durması gerekiyor. Bunun yaşatılması gerekiyor. Bugün dağa gittiğinizde çobanımızın ekmeğini paylaştığını göreceksiniz.

Ama bize yutturulmaya çalışılan o medeniyette diğerinin ekmeğini nasıl çalarız, onun ekmeğini nasıl azaltırız, onun aşını işini nasıl bozarız hesabı yapılıyor. Bizdeki kültür tam tersine bizim komşumuzun işini aşını nasıl çoğaltırız, dağda ekmeğimizi nasıl paylaşırız bunun hesabını yaptık. Çok şükür bu medeniyet ve kültür var. Onun için burada bu kalabalık var. Yoksa buraya gelmeyip çok daha farklı yerlere de pikniğe veya eğlenceye gidebilirdiniz. Ama teşekkür ediyorum hepiniz buraya geldiniz. Bu birlik beraberliği, bu kardeşlik ruhunu yaşatmak için hepiniz buraya geldiniz. Ben hepinize canı gönülden teşekkür ediyorum.

Bu bir ilk oldu inşallah bundan sonrada devam eder. Devam etmesi lazım, devam etmesi gerekiyor. Çünkü bizim neslimizin, bu medeniyetin, bu kültürün en uç noktalarına varıncaya kadar bilinmesi, öğrenilmesi ve öğretilmesi gerekiyor. Onun için bugün burada yapmış olduğumuz bu temsili merasimle beraber bu medeniyet kültürüne katkımız olduğunu düşünüyorum. İnşallah güzelliklere, kardeşliğimize, dirliğimize, birliğimize, beraberliğimize vesile olur diyor, tekrar katılımınızdan dolayı hepinize teşekkür ediyorum. Bu organizasyonun hayata geçirilmesinde emeği geçen bütün arkadaşlarıma canı gönülden teşekkür ediyorum” diye konuştu.

Yorum yazın...

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir


burdur ceviz ezmesi,gülev,destina kafe,türkmen mühendislik,ormak tarım,kanal burdur