Son Dakika
21 Mart 2019 Perşembe
doruk-reklam
doruk-reklam
15 Ocak 2018 Pazartesi, 12:00
Atila Yeşilgöz
Atila Yeşilgöz atila.yesilgoz@bahcesehir.k12.tr Tüm Yazılar

Nerede kaldı çocukluğumuzun o eski oyunları

Ben sizlere dergimizin bu sayısındaki yazımda çocuklarımızın değişen oyunları hakkında bilgi vermek istedim. Bir eğitimci olarak geçmişte yaşadığım, oynadığım ama çocuklarımızın şimdi neredeyse hiç oynamadığı ya da hiç bilmediği oyunları hatırlatmak istedim. Değişen yaşam ve çalışma koşulları teknolojinin artmasıyla birlikte çocuklarımızın oyun şekilleri de değişti. Tabi bu değişimde ailelerin çocuklarını sokaklarda var olan olumsuz durumlar […]

Ben sizlere dergimizin bu sayısındaki yazımda çocuklarımızın değişen oyunları hakkında bilgi vermek istedim. Bir eğitimci olarak geçmişte yaşadığım, oynadığım ama çocuklarımızın şimdi neredeyse hiç oynamadığı ya da hiç bilmediği oyunları hatırlatmak istedim.

Değişen yaşam ve çalışma koşulları teknolojinin artmasıyla birlikte çocuklarımızın oyun şekilleri de değişti. Tabi bu değişimde ailelerin çocuklarını sokaklarda var olan olumsuz durumlar yani çocuk kaçırmaların artması, organ mafyası gibi ortaya çıkan sebeplerden dolayı sokaklarda oynamasına korkmaları da neden oldu ki bu durumda aileleri haklı bulmadan da geçemiyorum. Ancak bu durumda çocuklarımızın gelişimlerinde çok da olumlu bir iz bırakmıyor.

Çocukluğumuzda oynadığımız oyunlar bizlere işbirliğini, paylaşmayı, uyumu öğretirdi. Birlikte mutlu olurduk. Oysa şimdiki oyunlara baktığımız zaman maalesef artık oyunlar bireysel bir hal aldı. Çocuklar birbirlerinden uzak, sos- yallikten uzak, paylaşımdan uzak bir şekilde oyun oynuyorlar. Bu oyunlarda tablet, bilgisayar gibi teknolojiyi kullanarak oynadıkları oyunlar.

Hatırlar mısınız körebe, ip atlama, saklambaç, ebelemece, çelik çomak, birdir bir, istop, aç kapıyı bezirgan başı, ortada sıçan, yakan top, yedi kiremit gibi daha sayamadığım ama oynarken zevk aldığımız, birlikte gülüp eğlendiğimiz, paylaşım duygusunu tattığımız yenilsek birlikte üzüldüğümüz, yensek birlikte sevindiğimiz kısaca sosyalleştiğimiz ne kadar çok oyun vardı. Biz bu oyunlarımız karnımız acıksa ya da çok susayıp su içme isteğimiz geldiği halde kıyıp bırakamayıp oynamaya devem ettiğimiz oyunlardı. Bu oyunları oynarken ne çok şey paylaşırdık. Ama şimdi çocuklarımız birbirinden uzak bir şekilde oyun oynuyorlar. Sokaklardaki çocuk cıvıltıları artık arabaların korna sesiyle yer değişti. Oyunların bu denli değiştiği şimdiki yıllarımızda çocuklarımız asosyal bir şekilde gelişiyor. Paylaşım duyguları azalıyor. Birbirlerine empati duyguları zayıflıyor. Saatlerce oynadıkları tablet ve bilgisayar oyunları çocuklarımızın gözlem yapma, keşfetme, yeni beceriler geliştirme gibi birçok yeteneğinin kaybolmasına neden oluyor. Eskiden oynanan oyunlar çocukları yaşamı öğrenme, onun fiziksel , duygusal, sosyal, zihinsel ve dil gelişimi açısından son derece önemli. Çocuğun koşma, atlama, sıçrama, tırmanma, sürünme gibi fiziksel güç gerektiren oyunlar oynaması, onun vücudundaki birçok sistemin düzenli çalışmasını, oksijen alımını, kan dolaşımını, dokularına besin taşınmasını artırıyordu. Şimdiki oyunlar ise çocuğun saatlerce bilgisayar ya da tablette oynadığı yemek yemek için bile bırakıp yerinden kalkamadığı, susadığında anne ya da babadan isteyip yarıda bırakmaktan korktuğu oyunlar. Bu çocuklarımıza zarar veriyor. Onların bedensel ve ruhsal gelişimlerini olumsuz etkiliyor. Görüyoruz obezite şimdi daha çok karşımıza çıkıyor. Neden? Çünkü çocuk saatlerce yerinden kalkmayıp ayağına kadar getirilen abur cubur besinleri tüketerek hızla kilo almalarına neden oluyor. Haber izlediğimizde oyuna kendini kaptırıp intihar eden çocuklar bile var ki bu çok daha kötü bir durum.Biz eğitimciler, siz velilerimize düşen görev çocuklarımızla vakit buldukça hatta yeri geldiğinde en önemli işimizi bile bırakıp birlikte oyun oynamak, onlara geçmişte oynadığımız oyunları öğretmek, şimdiki zamanın oyunlarının zararını anlatmak.

Çocuklarımız bizim geleceğimiz, umudumuz. Onlara sahip çıkalım. Onlara oynadıkları bilgisayar ve tablete köle olmalarına engel olalım. Çünkü onlar bizim sahip olduğumuz değerli evlatlarımız. Haydi el ele çocuklarımızı köle eden oyunlardan uzak tutmaya…

Yorum yazın...

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir


kampüs gazetesi,burdur ceviz ezmesi