Son Dakika
25 Mart 2019 Pazartesi
doruk-reklam
doruk-reklam
15 Şubat 2018 Perşembe, 11:58
Gülay Korur
Gülay Korur gulaykorur@hotmail.com Tüm Yazılar

Sigorta nedir? Ne değildir? Neleri kapsar ?

Sigortacılık ekonomik kayıplar doğuran olası risklerle baş edebilme planı olarak tanımlanmaktadır. Sigorta şirketleri imzaladıkları poliçeler ile sigortalanan kişiye ödedikleri primler karşılığında ileride oluşması muhtemel risklerin zararını karşılamayı taahhüt ederler. Yani si- gorta şirketleri elde ettikleri primlerin getirisine karşılık risk üstlenirler. Risk, gerçekleşmemiş, gerçekleşme ihtimali olan, ne zaman gerçekleşeceği belli olmayan, gerçekleşeceği takdirde maddi/manevi kayba neden […]

Sigortacılık ekonomik kayıplar doğuran olası risklerle baş edebilme planı olarak tanımlanmaktadır. Sigorta şirketleri imzaladıkları poliçeler ile sigortalanan kişiye ödedikleri primler karşılığında ileride oluşması muhtemel risklerin zararını karşılamayı taahhüt ederler. Yani si- gorta şirketleri elde ettikleri primlerin getirisine karşılık risk üstlenirler.

Risk, gerçekleşmemiş, gerçekleşme ihtimali olan, ne zaman gerçekleşeceği belli olmayan, gerçekleşeceği takdirde maddi/manevi kayba neden olan olaylardır. Riziko ise ortaya çıkabilecek zararın olası nedeni, yani tehlike anlamında kullanılmaktadır.Riziko, bir kişinin para ile ölçülebilir menfaatlerini tehdit eden tehlikeler olarak da belirtilebilmektedir. Rizikonun gerçekleşme olasılığının yüksek veya düşük olması prim oranlarının belirlenmesi önemlidir.Sigortacılık fa- aliyetlerinin amacı, sigortalanması mümkün olan risklerin meydana gelmesinden kaynaklanan zararların teminat altına alınarak maddi varlıkların kaybını önlemek , mali sorumlulukların karşılanmasını temin etmek, hayat sigortalarında ölüm halinde sigortalının ailesine ya da leh- tarına, hayatta kalma halinde ise sigortalıya güvence ve koruma sağlamaktır. Sigorta şirketleri bu amaçları gerçekleştirmek üzere, piyasanın mevcut ve değişen gereksinmelerine uygun yeni ürünler geliştirmek ve hasar halinde tazminat ödemek suretiyle hizmet fonksiyonlarını yerine getirirler. Sigorta şirketleri, primlerden elde edecekleri yüklenim gelirlerini saptarken dikkatli olmalıdır.Örneğin, kanser hastalığının son aşamasında olan kimseye sigorta şirketi hayat sigortası sağlamayabilir veya birden çok kaza yapmış bir kişiye kaza sigortası yapılmayabilir. Ya da sigara içenlerden içmeyenlere göre daha fazla prim talep edilebilir. Eğer sigorta şirketi iyi ve kötü riskler arasında ayırım yapamayarak kötü riskleri üzerine alıyorsa ‘ters seçim’ yapmış olacaktır.Sağlık hayat sigortalarında daha çok sigara içen kişi daha ucuz fiyata sigortalanırken, hiç sigara içmeyen bir kişi daha yüksek prim ödemeye mecbur kalabilir. Burada sigorta şirketi neden yanılmaktadır? Çünkü bilgi dağılımı simetrik değildir; sigara içen kişi örneğin günde kaç paket içtiğini doğru bir şekilde şirkete aktarmamış olabilir. Diğer taraftan sigortalanan kişi kendini güvende hissederek daha çok sigara içmeye ya da kaza sigortası veya kasko yaptırdı ise ‘kaskom var, öder nasıl olsa’ diyerek daha çok kaza yapma eğilimine girmeye başlayabilir. Burada bir ‘ahlaki çöküş’ problemi oluşmakta ve sigortacılık faaliyeti tamamen amacından sapmaktadır.
Sigortacılık hizmeti, ihtiyaç duyduğumuz zaman satın alabileceğimiz bir hizmet değildir.

Elle tutulur, gözle görülür bir ürün satın almak, hizmet satın almaktan daha kolaydır. Çünkü ödüyor olduğumuz paranın karşılığını hemen o an teslim alırız. Sigortacılık dışındaki diğer hizmetlerde ( bankacılık, emlakçılık, tıp, avukatlık, vs. ) de aslında ihtiyacın neredeyse o an gide- rebilmesi söz konusu iken sigortacılıkta durum çok daha farklıdır.

Hastalandığımız zaman, doktora gidip tedavi hizmeti alabiliriz fakat bunun bedelini karşıla- yacak sağlık sigortasını satın alamayız. Aracımızla kaza yaptığımız zaman, onarım hizmeti alabiliriz, fakat masrafı üstlenecek kasko poliçesini satın almak mümkün değildir.Yani sigortacılık “ihtiyacımız olması ihtimalinde devreye girmesi için, önceden satın aldığımız bir hizmet”tir diyebiliriz.Dolayısıyla rizikonun ortaya çıkmaması durumunda, ödediğimiz para yanmış olamaz.Biz poliçe dediğimiz sözleşme süresi içinde ilgili rizikonun vereceği zararlardan korunmuş olmanın bedelini ödemiş oluruz.

Sigorta sektöründe yapılan iş ya sigortacılıktır, ya da komisyonculuk. Alınacak ürünün kişinin ihtiyaçlarını tam tespit etmeden, direkt piyasadaki en ucuz ürünü doğru ürünmüş gibi satılması durumunda yapılan iş komisyonculuktur. Bu durumda da, iş poliçeyi sattıktan sonra genelde bitmektedir. Hizmete ihtiyaç duyulduğu zaman, poliçenin aslında bize uygun bir koruma sağlamadığını anlarsak, artık ne yazık ki hatayı düzeltme şansı da olmayacaktır.

Sigortacılık hizmeti ise, satın alınacak poliçenin, sigortalının ihtiyacını tam karşılayacak özelliklerde olup olmadığının tespiti, gerekli şekil şartlarının düzenlenmesi, olası bir hasar durumunda hasar sürecinin en doğru şekilde yönlendirilmesi gibi hizmetlerin de verilmesi ile sağlanır. Bu durumda da, alınacak poliçe en ucuz poliçe değil, kişinin ihtiyaçlarına en doğru cevabı verecek olan poliçedir.

Biraz daha somutlaştırmak istiyorum. Bir top kumaş satın aldığımızı ve kendimize özel bir kıyafet diktirmek istediğimizi düşünelim. Bir dikim evine girip, bize bu kumaştan en ucuz şekilde kıyafet hazırlanmasını söyleyip çıkmamız söz konusu olmayacaktır. Önce ölçüleri- mizi alacaklardır. Daha sonra bizim için önemli olan taleplerimizi belirtmeliyiz.Doğru sonuca yönelik işin ortaya çıkması için gerekli maliyet bize bildirildikten sonra kararımız veririz. Eğer ölçülerimizin alınmasına müsaade etmezsek, mesleğin erbabı olan kişinin görüşlerini almazsak ve bizim için önemli olan noktaları da özellikle belirtmezsek, sonuçta ortaya çıkan üründen şikâyetçi olmaya da çok hakkımız olmayacaktır.

Sigortacılık kişiye özel hareket edilmesi gereken bir hizmet işidir. Sigortacılık profesyonel çalışma gerektiren bir meslektir. Bir sonraki yazımıza kadar sağlıcakla kalın Sigortalı kalın…

Yorum yazın...

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir


kampüs gazetesi,burdur ceviz ezmesi