Son Dakika
09 Aralık 2018 Pazar
doruk-reklam

Ailesinde böbrek taşı olanlar yılda bir USG yaptırmalı

05 Ekim 2018 Cuma, 19:32

Davraz Yaşam Hastanesi Radyoloji Uzmanı Dr. Mehmet TIĞDEMİR ile sohbet tadında yaptığımız röportajı siz değerli Burdurweb dergisi okurları ile paylaşıyoruz:

burdurweb: Sayın TIĞDEMİR, bölge halkının çoğu sizi iyi tanıyor ama biz bir de sizden duymak istiyoruz, bize kısaca kendinizi tanıtır mısınız?

1948 Isparta merkez doğumluyum. Ülkü ilkokulu ve Şehit Ali İhsan Kalmaz Lisesi mezunuyum. 1974 Hacettepe Üniversitesi Tıp Fakültesinden mezun olduktan sonra 18 ay yedek subaylık, iki yıla yakın SSK hastanesi ve SSK Ulucanlar Dispanserinde pratisyen hekimlik yaptım. Daha sonra Hacettepe Üniversitesi Tıp Fakültesi Radyoloji Ana Bilim dalında ihtisasa başladım. 4 yıl sonra da Radyoloji uzmanı olarak Isparta Devlet Hastanesine atandım. İki yıl çalıştıktan sonra muayenehane açtım. Devlet hastanesi ve muayenehane birlikte yürümez düşüncesi ile istifa ettim.
2007 yılında Özel Davraz Yaşam Hastanesi kurulu- şunda yer aldım ve halen burada çalışmaya devam etmekteyim.

burdurweb: Ultrason konusunda isim yapmış bir Radyoloji Uzmanısınız. Ultrason hakkında bize ne gibi bilgiler verebilirsiniz, ayrıca ultrason ile vücudun hangi bölgelerini inceleyebiliyorsunuz?
Ultrason çalışma prensibi olarak ses dalgası gönderir ve geri gelen sesi değerlendirip görüntü oluşturur. Ses dalgası gönderen aygıt yani prob ile uygulanan bölge arasında hava kalmaması için uygulama kolaylığı ne- deni ile en uygun madde jöledir. Prob ile uygulanan bölge arasında hava kalırsa görüntü elde olunamaz.

Bazen jöleden hoşlanmayan hastalarla karşılaştığımız oluyor. Ancak günümüzde mevcut en uygun çözüm budur.

Vücudun her bölgesinde doku ve damar için Ultrason tetkiki yapılabilir. En çok uygulanan boyun, tiroid, tükürük bezleri, boyun damarları, karaciğer, safra kesesi, böbrekler-böbrek üstü bezleri, pankreas, dalak, ana büyük damarlar (damar akım özellikleri için doppler), mesane, uterus, overler, prostat, yumuşak dokular, herhangi bir bölgede gelişen anormal dokular inceleme alanına girerler.

İnceleme yapılacak bölgeye göre hazırlık gerekebilir (aç ve idrara sıkışık olmak gibi). Bazen yanlış anlaşılmalar da oluyor. Hasta işinin bir an önce bitmesi için sıkışık olduğunu söylüyor, bakıyorsunuz mesane boş. Tabii bu durumda tanı tam olamıyor.

burdurweb: Hangi hastalıklara teşhis koyuyorsunuz?

Genelde tiroid bezinde nodül varsa, kanlanmada artma varsa, hacminde artma varsa; karaciğerde yer işgal eden kitle, kist, tümör yayılımı, damar ve kanallarında genişleme varsa; safra kesesi boyutu, duvar kalınlığı, içerisinde taş, çamur, polip veya parazit olup olmadığı, ana safra kanalının çapı, kanalda taş olup olmadığını tespit edebiliyoruz.

Böbreklerin yerleşimi, boyutu, etli kesim kalınlık ve özelliği, taş veya taşın yarattığı anormallik olup olmadığı, kitle ya da kist olup olmadığı; böbrek çevresinde ve böbrek üstü bezinde kitle ya da kist olup olmadığı; böbrek damarlarında anormallik olup olmadığı; böbrekleri mesaneye bağlayan kanallarda taş ve taşa bağlı tıkanma olup olmadığı; mesane konturları, hacmi, duvar kalınlığı, mesane içerisinde kitle ya da taş olup olmadığını tespit edebiliyoruz.
Ayrıca prostat hacmini, görüntüsünü; uterus (rahim) ve yumurtalıklarda kitle ya da kist olup olmadığını; dalak, pankreas, ana büyük damar çevreleri ve karın içerisinde yer işgal eden kitle ya da sıvı olup olmadığı- nı tespit edebiliyoruz.

burdurweb: Ultrason yaptıracak kişilerin uyması gereken kurallar var mıdır?

Yapılacak tetkik türüne göre akşam yemeğinden sonra aç kalmak ve ikaz edildiyse mesanesi dolu yani idrara sıkışık gelmek gereklidir. Safra kesesi bakılacaksa akşam yemeğinde yağlı-yumurtalı, kızartma, çikolata, fındık fıstık gibi kuru yemişler kesinlikle yenmemelidir.

Ertesi sabah kesin aç gelinmelidir. Böbrek hastalarını özellikle uyarmak istiyorum. Ultrasonun temel çalışma prensibi ses. Dolayısı ile hiçbir zararı yok. Günde birkaç defa, veya her gün defalarca bakılsa zararı yok. Ailede taş hikayesi varsa kan bağı olanlarda da taş olasılığı fazladır. Çünkü taş büyük olasılıkla irsidir. Taşı olanlar hiç şikayeti olmasa bile en geç senede bir ultrasonla böbrek kontrolü yaptırırlarsa sağlıklı olur. Okul yaşındaki çocuklara özellikle okul tuvaletlerinin çok pis olduğu ve orada tuvaleti kullanmaması gerektiğini öğütlemek son derece yanlıştır, çünkü idrarı uzun süre tutmak başlı başına hata ve sıkıntı kaynağıdır. Mesaneden böbreklerereflü (geri kaçış) olmasına neden olur. Mesanede iltihap varsa reflü ile böbreğe taşınmış olur. Dışarıdan mikrop almaya gerek kalmaz. Bu da yağmurdan kaçarken doluya tutulmaya benzer.

burdurweb: Meslek hayatınızda okuyucularımız ile paylaşabileceğiniz ilginç bir anınız var mı?

1993-1994 yıllarında bir gün, Beyşehir ilçesinin bir köyünden bir kişi Yenişarbademli ilçemizde ziyaret ettiği hastanın anlattıklarından etkilenmiş. Benim adresimi istemiş. Ziyarete gittiği akrabası da benim film poşetini vermiş. Çıktı geldi. Poşeti alma öyküsünü anlattı. Köyünden 26 yaşında bir arkadaşına da ben Isparta’ya ilk defa gidiyorum, bana eşlik et, masrafını çekeyim, Isparta’da karnını doyurayım diyerek arkadaşı ile gediklerini anlattı. Hasta olanın tetkikini yaptık. Arkadaşına bakınca yüzünde bir anormallik fark ettim. Kendisine Ultrason yapmak istediğimi, bir hastalık yoksa ücret talep etmeyeceğimi, varsa da çok önemli olabileceğini anlattım. Kişi “Has- ta olmadığını, asıl hastaya eşlik etmeye geldiğini” anlattı ise de ikna ettim, kabul etti, tetkiki yaptım ve raporu ile birlikte bir Üniversite Hastanesinin Endokrin bölümüne gitmesi gerektiğini söyledim. Bir ay sonra beni hatırladınız mı diye geldi. Muayene eden Endokrin Profesörü ‘’Ben senin yerine olsam, önce Isparta’ya senin ultrasonunu yapan doktora gidip elini değil ayağını öperdim‘’ dediğini anlattı. Böbrek üstü tümörü, operasyonla alınmış. Hoca kendisine “köy yerinde hastalığın diğer bulguları ortaya çıktıktan sonra bize gelsen bile bizim yapacak bir şeyimiz olmazdı, bu şekilde erken teşhis ile hayatın kurtuldu” diyerek durumu açıklamış.

90’lı yılların başında bir Ramazan ayı iftara 15 dk. kala Dr. Osman Karaçetin (hasta olduğunu öğrendik Allah şifa versin) bir hastadan karın ultrason tetkiki ve ilaçlı mide filmi istemiş. Kendisine telefon edip “ultrason tetkikini yapıp hastaya ilacını içirdikten sonra skopi ile inceleyip gördüklerimi yazsam kabul eder misin” dediğimde olabilir yanıtı aldım. Raporu yazdım, raporda hastanın Mide ön duvarında 1 cm çaplı ülser krateri olduğunu yazmıştım. Hasta Isparta’nın doktorlarına gittim, bir de İzmir’in doktorlarına görüneyim diye İzmir Eğitim Araştırma Hastanesi Gast- roenteroloji Bölüm Başkanına muayene oluyor. Hoca vizitte benim raporu asistanlara gösterip böyle şarlatanlık olmaz diye hakkımda epeyce kötü sözler sarf ediyor. Hastaya Radyoloji bölümünde çekilen Mide Duodenum grafisinde normal raporu verilince yine vizitte asistanlara gördünüz mü diye biraz daha söyleniyor. Hastanın şikayetleri devam ettiği için son olarak endoskopi yapıyor. Endoskopide benim tarif ettiğim yerde tarif ettiğim boyutta ülseri görünce benim raporu ve çekilen mide filmlerini eline alıp Radyoloji bölümüne gidiyor. Adam taşrada muayenehane şartlarında skopide bunu görüyor, siz filmde göremiyorsunuz diye epeyce söyleniyor. Tekrar vizitte asistanlarına adam hakkında epeyce söylendik ama haklı çıktı deyince asistanlardan Profesör Yıldıran SONGÜR ‘’ben söz hakkı istedim ben kendisini tanırım ama siz beni dinlemediniz ‘’der. Hoca da ‘’ o zaman sen olanları anlatıyorsun arkasından bir sürü şey söyledik, benim adıma kendisinden özür diliyorsun ‘’ diyerek kendisini görevlendirmiş.

burdurweb: Hekimlik dışında hobilerinizin de olduğunu biliyoruz. Özellikle fotoğraf konusunda okurlarımızla neler paylaşmak istersiniz.

Ben ilk fotoğraf makinemi (profesyonel anlamda) 1978 yılında Radyoloji ihtisası sırasında aldım. İhtisas yıllarında Hacettepe Radyoloji bölüm fotoğrafçısı gibi idim. Siyah beyaz baskı da yapı- yorduk.Isparta doğası ile mükemmel. Bunu sadece ben söylemiyorum. Beraber fotoğrafa çıktığımız Isparta’lı olmayan arkadaşlar da söylüyor. Manzara, kuş, kelebek fotoğrafı ile ilgileniyorum.
Hafta içi mesleki yorgunluğumun yanı sıra hafta sonu hobisel aktivitelerim ile daha çok yoruluyorum ama kafa olarak dinleniyorum. Doğa ile iç içe olmak bir başkadır.

Tüm okurlarımıza sağlıklı günler diliyorum.

 

Yorum yazın...

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir


kampüs gazetesi,gülev,burdur ceviz ezmesi,burdur rehabilitasyon