Son Dakika
18 Nisan 2019 Perşembe
burdurwebmedya
burdurwebmedya

Çocuklarda kış hastalıkları nelerdir?

08 Şubat 2019 Cuma, 15:54

Davraz Yaşam Hastanesi Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı Dr. Hakan SALMAN’ın özellikle kış aylarında çocuklarda sık karşılaştığımız sağlık problemleri ile ilgili yaptığı açıklamaları ve korunma yolları hakkındaki önerilerini siz değerli Burdurweb  Dergisi okurları ile paylaşıyoruz:

Sağlıklı bağışıklık sistemi için düzenli uyuma, dengeli beslenme önemlidir. Bu yüzden çocuklarda demir, vitamin, çinko eksikliği tespit edildiği durumlarda tedavi edilmesi önemlidir. Taze sıkılmış meyve suları, pekmez ve bal gibi besinlerin özellikle kış aylarında tüketilmesine özen gösterilmelidir. Kış aylarında soğuk havalara bağlı direnç azalması ve enfeksiyonlarda artış sonucu kreş-okul gibi toplu ortamlarda hastalıkların sayısı artar. Virüs ve bakteriler damlacık enfeksiyonu (havada asılı mikroplar) şeklinde çocuktan çocuğa bulaşır. Bu damlacıklar saatlerce havada asılı, eşyaların üzerinde aktif olarak kalabilmektedirler. Bu eşyaları ele alan, ağzına götüren çocuk enfeksiyona yakalanır. Çocukların bağışıklık sisteminin gelişmesi için değişik mikroplarla erken tanışmaları ve bunları yenmeleri gerekir. Son yıllarda pek çok çocuğun 0-5 yaş döneminde yuvaya gitmesi sonucu ilkokulda görülen enfeksiyonlar daha da seyrekleşti. Mikroplarla erken yaşta tanıştıkça vücut alışarak bağışıklık sistemi gelişiyor. Doğum anından itibaren bu tanışma başlıyor ve yuva çağlarında bu tanışma en yüksek seviyesine ulaşıyor. 0-5 yaş çocukları yeterince bağışık olmadıklarından diğer yaş gruplarına göre daha sık hastalanıyor.

Nezle

Halk arasında soğuk algınlığı olarak bilinir. Çocuklar yılda 7-8 kez nezle olabilirler. 100’den fazla virüsün yol açtığı bir hastalıktır. Bebeklerde ve büyük çocuklarda belirtiler farklılık gösterir. Çocuklardaki belirtiler; başlangıçta boğazda kaşıntı, hapşırma, burun tıkanıklığı, burun akması, kuru öksürük, hafif ateş, baş ağrısı, yorgunluk ve iştahsızlıktır. Bebeklerdeki bulgular ise hafif ateş, burun tıkanıklığı, iştahsızlık, beslenme güçlüğü, nefes almada güçlük şeklindedir. Virüsler, hasta kişinin hapşırması, öksürmesi ile havaya karışır. Sağlıklı kişiler bu virüsleri ağız, burun ve göz yoluyla alır. Sıklıkla grip ile karıştırılan nezle klinik olarak daha hafiftir. Genelde bir hafta içinde düzelir. Yatak istirahati, bol sıvı ve C vitamini ile ateş düşürücü ağrı kesici tedavi yeterlidir.

Grip (İnfluenza)

Halk arasında paçavra hastalığı olarak bilinir. Öksürük hapşırıkla damlacık yoluyla kişiden kişiye bulaşır. Aralık ocak ayında sık görülür. Yüksek ateş, kuru öksürük, boğaz-baş-karın ve yaygın kas ağrısı, burun akıntısı, halsizlik en sık görülen belirtileridir. Özellikle çocuklarda karın ağrısı ve ishal ile birlikte olabilir. Tedavisi şikayetleri azaltmaya yöneliktir, antibiyotik kullanılmaz, dinlenmek esastır, bulaştırıcılığı da azaltacağından salgınlar açısından da önleyicidir. Virüs eşyaların yüzeylerinde de uzun süre canlı kalabildiğinden temizlik ve hijyen korunma da önemlidir. Riskli gruba (2 yaş altı ve 65 yaş üstü) hastalık başladıktan sonra 2 gün içinde antiviral tedavi verilmelidir. Çocuklara ekim kasım aylarında grip aşısı yapılması önerilir.

Tonsillit (Bademcik Enfeksiyonu)

Vücudun savunma sistemi organı olan bademciklerde virüs veya bakterilerle meydana gelen bir enfeksiyondur. İlk 3 yaşta virüslere bağlıdır. Sıklıkla 3 yaştan sonra görülen beta mikrobuna bağlı tonsilitte yüksek ateş, boğaz ağrısı, yutma güçlüğü, lenf bezlerinde şişme ve ağrı, baş ağrısı, kusma, karın ağrısı gibi belirtiler olur. Hastalıkta boğazdan kültür çubuğu ile alınan örnekte hızlı antijen testi ile beta mikrobu belirlenirse mutlaka antibiyotik tedavisine başlanmalı ve bu tedavi 10 gün sürdürülmelidir. Tedavi edilmeyen olgularda kalp eklem romatizması ve böbrek tutulumu olabilir. Nefes alma, yutma, konuşmayı etkileyecek kadar büyük bademcikler, ayda 2 den, yılda 7 den fazla sık bademcik enfeksiyonu geçirme ve kronikleşme, besin ve bakteri birikimine bağlı ağız kokusu, asimetrik büyümüş bademcikler varsa bademciklerin ameliyat ile alınması önerilir.

Bronşiolit

Solunum yollarının en küçük dalları olan bronşiyollerin viral enfeksiyon nedeni ile daralması sonucu oluşur. Üst solunum yolu bulguları sonrası gelişen hışıltı ile giden hastalık olarak tanımlanabilir. Bronşiyolit ülkemizde kış aylarında salgınlara yol açar. İki yaş altı çocuklarda olmak üzere kalabalık ortamda yaşayan, sigara dumanına maruz kalan, anne sütü almayan, erken doğan, kronik akciğer hastalığı, doğumsal kalp hastalığı, okula ya da kreşe giden kardeşi olan bebeklerde daha sık görülür. İlk bulgular burun akıntısı, öksürük ve hafif ateş şeklindedir. Bir-iki gün içerisinde bunu solunum sayısında artış, göğüste çekilmeler ve hışıltılı solunum izler. Huzursuzluk, beslenme güçlüğü ve kusma gözlenebilir. Morarma ve solunum sıkıntısı varsa mutlaka hastanede takip gerekir. Hafif semptomları olan hastalarda beslenmeyi düzenleme, sıvı alımını artırma, burun temizliğinin yoğun yapılması, ateş yükselirse ateş düşürücülerin kullanımı ile evde bakım yapılabilir. Hastane takibinde ise destek tedavinin yanı sıra bronş genişletici buhar tedavileri, beslenme azlığında sıvı tedavileri, ağır vakalarda solunum desteği ve bakteriyel enfeksiyon eklendiğinde antibiyotik tedavileri uygulanır.

Zatürre (Pnömoni)

Bakteri veya virüslerin yol açtığı akciğer dokusu enfeksiyonudur. Küçük çocuklar, yaşlılar ve altta yatan hastalığı olan kişilerde bu hastalık daha ağır seyreder. Kış aylarında grip geçirme küçük çocuk ve yaşlılarda zatürre gelişimini kolaylaştırır. Yüksek ateş, öksürük, balgam çıkarma, iştahsızlık, halsizlik, çabuk yorulma, sık, zor ve hırıltılı nefes alma, göğüs ve karın ağrısı belirtileridir. Zatürre geçiren bir çocuğun yeniden hastalanma riski bağışıklık yetersizliği yoksa daha önce hiç zatürre geçirmemiş çocukla aynıdır. Ancak zatürre yılda ikiden fazla tekrarlıyorsa ya da iyileşmesi beklenen sürede düzelmiyorsa altta yatan başka nedenler araştırmalıdır. Erken tanı ve tedavi ile tamamen iyileştirilebilen zatürre halen dünyada ve ülkemizde özellikle 1-4 yaş arası çocuklarda ölüm nedenlerinin yüzde 40’ından sorumludur. Bakteriyel nedenlere bağlı zatürrede antibiyotik tedavisi gerekir.

Orta Kulak İltihabı

İlk 2 yaşta sık görülür. Üst solunum yolu hastalıkları ve alerjik hastalıklarla birlikteliği sıktır. Kulak ağrısı ateş ve kulaktan akıntı şikayetleriyle ortaya çıkar. Bebeklerde ateş, huzursuzluk (yenidoğanlarda) ve iştahsızlık orta kulak iltihabının belirtilerindendir.

Akut orta kulak iltihabı (AOM) tekrarlayan bir hastalıktır ve tüm çocukların % 62 si 1 yaşına kadar bir kez orta kulak iltihabı atağı geçirmektedir. Hayatın ilk 2 yılında tüm çocukların % 80’inde en az 1kez saptanmış AOM mevcuttur.

Orta kulak hastalıklarında en önemli faktör östaki tüpünün işlev bozukluğudur. Tam olgunlaşmamış bağışıklık sistemi ve sık tekrarlayan viral üst solunum yolu enfeksiyoları AOM gelişiminde büyük rol oynar.

Sık orta kulak enfeksiyonu (yılda 4 den fazla)geçirmek, 3 aydan uzun süre orta kulakta sıvı birikimi ile birlikte işitme ve konuşma bozukluğu kulağa tüp takılmasını gerektirir. Geniz eti de tekrarlayan kulak iltihabı nedeni olduğu için büyükse alınması önerilir.

Rotavirus İshali

Kış aylarında çocuklarda görülen en sık ishal nedenidir. Çocuklarda ateş, bulantı, kusma, ishal ve sıvı kaybına yol açar. Kusma ve ishal uzarsa sıvı kaybı ile hastaneye yatış gerekebilir. Rota virüs çok bulaşıcıdır. Mikrop bulaşmış su veya gıdayla, mikrobu taşıyan eller yoluyla vücuda alınır. Yuva gibi kalabalık ortamlarda, özellikle çocuklar tuvaletten sonra ve yemekten önce ellerini yıkamayı unuttuklarında kolayca yayılır. Özellikle 2 yaş altı küçük çocuklar etkilenir. Bu hastalıktan ağız yoluyla kolaylıkla uygulanan (2 ay arayla 2 doz) rotavirüs aşısıyla korunmak mümkündür.

Kış hastalıklarından korunmak için neler yapılmalı?

1. Dengeli beslenme ve düzenli uyumak bağışıklık sistemini güçlendiren en önemli etkenlerden biridir

2. El yıkamaya özen gösterilmeli, çocuklar hijyen konusunda eğitilmelidir

3. Hapşırma, öksürme sırasında ağız kapatılmalı ve mendil kullanımı küçük yaşta öğretilmelidir

4. Havlu yerine kağıt havlu kullanılmalıdır

5. Okul öncesi sınıflar çok kalabalık olmamalıdır

6. Hasta çocukların okula gönderilmemesi, hem diğer çocukları korumak hem de istirahat ve iyileşmenin hızlanması için gereklidir

7. Sınıfların her teneffüste havalandırılması gereklidir. Özellikle yakın temas ile oyunlar oynayan küçük çocuklarda hastalıkların bulaşması daha sık ve kolay olur, ağıza sürülen cisimlerin paylaşılması engellenmeli, ortak alanlar sıkça temizlenmelidir. Oyuncaklar ve kullanılan diğer malzemeler sık sık dezenfekte edilmelidir

8. Sigara içilen ortamlardan uzak durulmalıdır

9. Bağışıklık sistemini zayıflatan gereksiz antibiyotik kullanımı önlenmelidir

10. Bebekler mümkün olduğunca anne sütü ile beslenmelidir

11. Aşıların tam ve zamanında yapılması sağlanmalıdır.

Geleceğimizin teminatı tüm çocuklarımıza hastalıklardan uzak sağlıklı günler diliyorum.

Uzm.Dr.Hakan SALMAN

Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı

Yorum yazın...

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir


kampüs gazetesi,burdur ceviz ezmesi