burdurwebmedya
burdurwebmedya

Burdur Haber, Burdur Haberleri

Salda Gölü’nün jeolojik serüveni

Salda Gölü’nün jeolojik serüveni
589 kez okundu
12 Haziran 2019 - 11:38

Jeofizik Yüksek Mühendisi Abdurrahman Arıkan, Burdur’un Yeşilova ilçesinde bulunan doğa harikası Salda Gölü hakkında söyleşide bulundu. Arıkan, Salda Gölü konusunda teknik detaylar paylaştı.

Salda Gölü’nün fiziksel özellikleri nelerdir?

Abdurrahman Arıkan: Salda Gölü, Göller Yöresi içinde kalan, Burdur’ un Yeşilova İlçesi’ ne bağlı Salda Köyü’ nden ismini alan bir göldür. Gölün çevresi 44 Km, derinliği ise 190 m civarındadır. Aslına bakarsanız farklı zamanlarda yapılan ölçümlerde derinliği sık sık değişmektedir. Ben bu durumu gölün oluşumunu da etkileyen dip çöküntülerinin, günümüzde de devam etmesi sonucuna bağlıyorum. Bu açıdan değerlendirirsek Salda Gölü; tektonik hareketlerden etkilenen karstik bir göldür diyebiliriz.

Salda Gölü’nü özel yapan özellikleri nelerdir?

Abdurrahman Arıkan: Özellikle Beyaz Adalar Mevkii’ nde sahil şeridi boyunca izleyen bir beyazlık görülmekte. İlk izlenim olarak bu özgün durum Salda Gölü’ nü diğer göllerden fiziksel olarak ayırmakta. Bu durumun nedenini irdelersek eğer, işte yerbilimcileri hayrete düşüren o jeolojik serüvene ilk adımı atarız.

Jeolojik serüven dediniz. Bunu biraz açar mısınız?

Abdurrahman Arıkan: Jeolojik serüven diyorum çünkü Salda Gölü’ nün bugüne ait görüntüsü binlerce yıl öncesine ışık tutuyor. Bu güneşten gelen ışığın sekiz dk sonra dünyamıza ulaşmasına benziyor. Biz ışığı şu an görüyoruz ama o, Güneş’ ten çıkış itibariyle geçmiş sekiz dakikaya ait bilgileri taşıyor. Keza gökteki yıldızlar da aynı şekilde. Akşam başımızı kaldırıp gördüğümüz yıldız belki de milyonlarca yıl önce sönmüş, ama ışığı dünyayla arasındaki uzaklıktan ötürü bize yeni geliyor. Salda Gölü’ nde de durum pek farklı değil. içindeki yüksek orandaki magnezyum, göldeki bakteriler tarafından tüketilip, hidromanyezit minereli olarak çökeliyor. Bu minerale sahip bakteri kolonileri de stromatolitleri meydana getiriyor. Bugün insanlar bu güncel stromatolitlerin çevresel etkenlerle ayrışması sonucunu ‘’ beyaz kumsal’’ olarak tanımlıyor ama öncesine gidersek bu kumsalın yapı taşının bakteriler olduğunu anlıyoruz. Bu durum ilk etapta kulağa ilginç geliyor ama bundan daha da ilginci, bugün insanların fotoğraf çekmek için binlerce kilometre öteden gelmelerine, binlerce yıl önce yaşamış bu bakterilerin neden olduğunu bilmemeleri. Bu bilinçsizliğin bir sonucu olsa gerek ki, gelen turistlerin bir kısmı Salda Gölü’ nün yaşına ve eşsizliğine saygılı davranmıyor.

Bir Saldalı olarak, Salda Gölü’ nün son birkaç yılıyla öncesini kıyasladığınızda ne gibi sonuçlar çıkarıyorsunuz?

Abdurrahman Arıkan: Öncelikle şunu belirtmek isterim ki son birkaç yılda yaşanan bu turizm bazlı patlamaya karşı değilim. Zira günümüzde kullandığımız teknoloji artık bir şeylerin gizli kalmasına da müsaade etmiyor. Yerli ve yabancı turistler bu teknolojinin eseri olarak geçtiğimiz üç yılda Salda’ ya akın etti. Bu durumdan yerel esnafta memnun. Bu sene geçen senelere göre devlet eliyle daha sık tedbirler uygulanıyor. En son Salda Gölü ve çevresi özel çevre koruma programına alındı, buna bağlı olarak beyaz yapının korunmasına yönelik önlemler arttırılmakta.İş te değinmek istediğim husus bu. İnsan bilinci yaşadığı ortamı korumaya meyilli ama bunu kamusal alanlarda sergilemiyor. Ortak mirasları araştırıp keşfetmekte başarılıyız ama üzülerek söylüyorum ki, keşfettiğimiz yerleri yok etmekte daha başarılıyız. Doğayı korumak için yasaklara boyun eğmek zorunda hissetmemeliyiz. Ortak mirası da kendi evimiz olarak gözetip, içsel bir meyille gelecek nesillere temiz bir şekilde bırakma hevesi gütmeliyiz.

Son olarak Salda Kayak Merkezi hakkındaki görüşlerinizi de alabilir miyiz?

Abdurrahman Arıkan: Aslında yaz turizmi, Salda Kayak Merkezi’ nin popüleritesini biraz sarsmış durumda. Çok güzel bir kayak merkezimiz var. Ümit ediyorum ki yakın zamanda çevre illerimizde bulunan kayak merkezlerinin statüsüne erişecektir. Buna bağlı olarak önümüzdeki sene, kış sporlarının da yaygın olacağını düşünüyorum. Benim naçizane önerim bölge hakkında bilgisi olan rehberlerin yetiştirilmesi ve gelen misafirlere bilgilerini aktarması olacaktır.

burdurwebmedya
KÖŞE YAZARLARI

Copyright@ Burdurweb.com | 2010 - 2019 | Sitemizde yayınlanan haberlerin telif hakları sitemize ve AA haber ajansı kaynaklarına aittir, haberleri kopyalamayınız.